Midilli'de mültecilerin durumuyla ilgili olan biteni (ilk yazı burada), özellikle de liman bölgesindeki kalabalığı ve kaotik ortamı anlatırken, meğer kendi ayağıma kurşun sıkıyormuşum. Paylaştığım mülteci fotoğraflarından çekinen ya da korkan insanlar Midilli tatil planlarını iptal edince biz de işsiz kaldık. Sağlık olsun.
![]() |
| Midilli Limanı |
Ancak, hemen belirteyim, Midilli limanında bulunan mültecilerin henüz gasp, hırsızlık, adam yaralama gibi bir suç işlemişlikleri yok. Zaten dertleri bir an evvel belgelerini alıp yollarına devam etmek. Buna rağmen, sırf gariban görünümlerine ve sefil hayat koşullarına bakıp tırsıyor ya da bu insanları hor görüyorsanız, o sizin kendi sorununuz. Liman etrafındaki kalabalıktan çıktıktan sonra, nereye gitmek isterseniz gidebilir ve tatilinizi yapabilirsiniz.
| özgürlük anıtı,mülteciler ve giden gemi |
Zaten ikiyüzlülük almış başını gitmiş. Sahilde cesedi bulunan minik Aylan'ın ardından herkes insanlığın kıyıya vurduğunu keşfetti. Ama her gün bir başka yerde sokağa çıkma yasaklarının ve olağanüstü halin ilan edildiği kürt illerinde ölen çocuklar 'leş' oluyor, 'terörist' oluyor, o ayrı.
Son bir aydır liman bölgesindeki kalabalık ve karışıklığın nedenlerini şöyle özetleyeyim. Öncelikle Türkiye'den gelen mülteci sayısında çok artış oldu. Önceden Türkiye'den kaçak yollarla günlük yaklaşık 300-400 kişi gelirken, Ağustos ayında bu rakam 1000 kişiyi geçti. Ağustos tatil ayı olduğundan, gemi biletleri ya tükenmişti ya da çok sınırlıydı. Belgelerini almış insanlar dahi adayı terk edip Atina'ya gidemediler. Liman çevresinde biriktiler. Limanda bulunan polis noktası da hem yetersiz ve çok yavaş çalıştığından hem de gelen mülteci sayısının her geçen gün artmasından dolayı işlevsiz kaldı. Bu yüzden, merkez nüfusu 35 bin civarında olan Midilli'ye yaklaşık 10 bin yeni kişi eklenince, hazırlıksız olan ve hazırlık da yapmayan Midilli, bu durumu kaldıramadı. Mültecilerin liman bölgesinde kalacağı kamp alanı oluşturulamadı, yiyeceği içeceği geçtim, tuvalet ve banyo ihtiyaçları dahi karşılanmadı. Şehrin merkezi çadır kampına dönüştü.
Tabi bu durum yeni iş alanları da yarattı. Gördüğüm kadarıyla minibüsünü, arabasını dolduran Midilli'nin çingeneleri bu fırsatı ganimet bilerek çadır, uyku tulumu, battaniye, elbise, yiyecek ve içecek satmaya başladılar.








